II. BAYAT (BAYAD)
Bayatlar, bilindiği üzere, tarihimizde manevi şahsiyetler yetiştirmiş bir boydur. Oğuzlar’ın devlet ve din adamı Dede Korkut Bayatlar’dan olduğu gibi, ünlü şair Fuzuli de bu boya mensup idi. Cem Sultan adına Osmanlı hanedanının Oğuz-Han’a kadar çıkan efsanevi ataları hakkında Cam-ı Cem-ayin adlı bir kitap yazan Mahmud oğlu Hasan’ın da yine bu boydan olduğunu biliyoruz.
Timur’un Yozgat ve ona komşu bölgelerdeki Kara-Tatarlar’ın pek çoğunu Türkistan’a götürmesi üzerine Kuzey Suriye’deki bu Bayatlar’ın bir bölüğü de Dulkadırlı oymakları ile birlikte Boz-Ok’ta yurd tuttu. Bayatlar’ın bu kolu Şam Bayadı adı ile anıldı. Bundan başka XVI. yüzyılda İran’da Safevi hizmetinde mühim bir Bayat kolunun yaşadığı görülüyor ki, bu kol Ak-Koyulular’ın başarıları Safevi devletinin kuruluşu üzerine Kuzey Suriye’den göç etmiştir.
1. Haleb Türkmenleri Bayadı:
926 (1520) tarihlerinde yazılmış olan Haleb sancağı tahrir defterinde Bayatlar, Haleb Türkmenleri’nin üçüncü boyu olarak zikredilmektedir.
Bundan sonra Pehlivanlı obası geliyor ki bu, Bayat boyunun en büyük obasıdır. Bahsedilen deftere göre 268 vergi nüfusundan meydana gelmiş bu oba o zaman adını taşıdığı Pehlivan’ın torunu Davud Kethüda tarafından idare olunuyordu.
XVIII. yüzyılda Anadolu’daki Türkmen oymaklarına dair Seyyah Burchardt ve Niebuhr’un listelerinde Pehlivanlı oymağının yurdu Boz-Ok’ta gösterilmiştir.
Pehlivanlı oymağının başındaki boy beği ailesinin XVIII. yüzyılın ikinci yarısında bu gün Ankara’nın Kırıkkale kazasına bağlı Beğ-Obası köyünde oturduğunu biliyoruz. Pehlivanlı beylerinden Mahmud Beğ 1212 (1707 – 1708) yılında köydeki camii yaptırmıştır. Bu beyin 1221 (1806-1807) yılında Çapan-Oğlu Süleyman Beğ’in emrinde bulunduğunu görüyoruz. Aile hatıralarında Mahmut Beğ’in birçok harplere katılmış olduğu söylenir; hatta bu harplerden birinde oğlu Haydar Beğ’i kaybetmiş, dönüşde kardeşini babasının yanında göremeyen diğer oğlu Abdurrahman Beğ’in “ay kardaşım nerelerde kaldın” diyerek ağlamaya başlaması üzerine, kaşlarını çatan Mahmud Beğ: “kadın gibi ne ağlıyorsun, sen Haydar ol, sen de kal” demiştir. Fakat hatıralarda Mahmud Beğ’in gittiği son seferden geri dönmeyerek Belgrad’da şehit düştüğü anlatırılır. Anadolu Türk’ünün kaderi böyle idi. Vergisi Mekke-Medine’ye gider, kendisi de çok defa geri gelmemek üzere, imparatorluğun uzak eyaletlerine gönderilirdi. Mahmud Beğ’e oğlu Abdurrahman Beğ, ona da oğlu Hasan Beğ halef olmuşlardır. Pehlivanlı Boy beği ailesinin nesli zamanımıza kadar gelmiştir. Ailenin Mahmut Beğ’in dedesi Kodalak Beğ’den başlayıp zamanımıza kadar gelen mufassal soy kütüğü Bey Obasındaki aile nezdinde mevcudur.
2. Şam ve Tarablus Çevresinde Bayatlar:
Bayatlar’a mensup bazı küçük oymaklara da yine XVI. yüzyılda Şam ve Tarablus çevresinde yaşayan Türkmenler arasında rast gelinmektedir. Bu Bayat obalarının Haleb Türkmenleri arasındaki ana boydan ayrıldıkları anlaşılıyor.
3. Boz Ulus Bayatları:
XVI. yüzyılda Boz-Ulus arasında ancak iki Bayat Oymağına rast gelinmektedir. Bunlardan biri asıl Boz-Ulus kümesinde, diğeri de Boz-Ulus’un Dulkadırlı teşekkülleri arasında bulunmaktadır.
4. Dulkadırlı Bayatları (Şam Bayadı):
Dulkadırlı el’ine dâhil bulunan Bayatlar Şam Bayadı adını taşırlar. Bu Bayat kolu, adının da gösterdiği gibi, Kuzey-Suriye’deki Bayatlar’a mensuptur. Bu mühim Bayat kolunun büyük bir kısmının Boz-Ok bölgesinde Yurd tuttuğu görülüyor.
Şam Bayatı oymağının ilgimizi çeken bir tarafı da onun Kaçar boyunun teşekkülünde oynamış olduğu roldür. Kaçar (İran kaynaklarında) boyu ile ilgili en eski bilgi 897 (1491-1492) yılına kadar gider. Bu tarihte Kaçarlar’ın Azerbaycan’da bilhassa Karabağ bölgesinde yaşadıkları görülür. Kaçarlar XVI. yüzyılda Şam Bayadı, Ağca Koyunlu, Ağçalu ve Yıva obalarından meydana gelmişti. Bu oymakların ana kollarının Boz-Ok bölgesinde yaşadıkları görülür. Bu husus kaçar boyunun Anadolu’daki Yozgat bölgesinden Azerbaycan’a, Ak-Koyunlu devrinde gittiğinde hiçbir şüphe bırakmaz.
a- Boz-Ok
Boz-Ok’taki Şam Bayatları bu bölgenin Gedük yöresinde yaşamaktadırlar. Bu yöre aşağı yukarı bu günkü Şarkışla kazasının bulunduğu yerdir. Burada yaşayan Şam Bayatları başlıca Hızırlu, Hasancılu, Kesmezlü, Şehylü, Şarklu, Kızıl-Donlu ve Karaca-Koyulu gibi obalara ayrılmıştır.
b- Yeni-İl
Bu ilde yaşayan Şam Bayadı kolu ancak 5-6 obadan ibaret bulunmaktadır. Bunlardan Tatar-Alilü hariç olmak üzere, diğerleri Boz-Ok yöresindeki Şam Bayadı obalarının kollarından başkası değildir.
c- Ulu-Yörük
Ulu-Yörük topluluğuna bağlı teşekküllerden biri de İnallu oymağı olup, bunun Kuzey Suriye’deki İnallular’ın bir kolu olduğu anlaşılıyor. Amasya çevresinde yaşamakta olan bu inallu teşekkülü arasında Şam Bayadı adlı birkaç obaya rast gelinmektedir.
d- Ankara
Şam Bayatları’na mensup iki küçük oymağın 929 (1522) yılından önce Ankara’nın Kalecik kazasında yurd tuttukları görülüyor. Bunlardan biri Çuna diğeri de Tavşancık köylerinde yerleşmişlerdi.
e- Maraş
Şam Bayadı’na mensup bir oymağında Behisni’ye tabi Korucu adlı köyd, diğer birinin de Antakya’da Hacılu köyünde oldukları görülmüştür.
Boz-Ok’ta yaşayan Şam Bayatları’nın İran’dakiler gibi İran ile dahi münasebetleri bulunduğu anlaşılıyor. 986 (1578) yılında Boz-Ok’taki Şam Bayatları’na mensup bir kimse 984 (1576) yılında ölen Safevi hükümdarı II. Şah İsmail’in kendisi olduğunu iddia ederek başına bir hayli adam toplayıp Kır-Şehir’deki Hacı Bektaş-i Veli tekkesinde taraftarlarının önünde kurban dahi kesmişti. Fakat onun hareketi kısa bir zamanda bastırıldı.
5. Kütahya :
XVI. yüzyılda Bayat adını taşıyan bir oymağa da Kütahya Yörükleri arasında tesadüf edilmektedir. Kütahya’nın Geyikler yöresinde yaşıyorlardı. Diğer taraftan aynı yüzyılda Uşak yöresinde Yaşayan Boz-Guş adlı bir oymağın obaları arasında Kara-Bayat adlı bir oymak ve aynı yüzyılda Bayat adlı bir oymağında Antalya (Teke) sancağında yaşamakta oldukları görülmüştür.
İşte Anadolu Bayatları hakkında elde edilen bilgiler bunlardan ibarettir.
6. Irak ve El Cezire Bayatları:
Selçuklular zamanında Selçuklu emirlerinden Aksungur Ul-Buhari’nin Basra’daki naibi Sunkur’un, el-Bayati nisbesini taşıdığından ve XII. Yüzyılın sonlarına doğru Bağdad’ın güney doğusunda Tib çayının kaynağına yakın yerdeki bir kalenin de Bayat adı ile anıldığından ve bu kalenin hâkiminin Türk olduğundan daha önce bahsedilmişti. XVI. yüzyıla gelinceye kadar gerek Irak ve gerek el-Cezire’de Bayatlar’ın yaşadığına dair herhangi bir tarihi kayda rast gelinemiyor. XVI. yüzyıla ait Osmanlı tahrir defterlerinde de ancak Karaca-Bayat adlı çok küçük bir oymak görülmektedir.
7. İran Bayatları:
a) Öz Bayatlar (Ak-Bayatlar)
Safevi devrinden önce İran’da Bayatlar’ın yaşadığına dair herhangi bir bilgiye sahip değiliz. XVII. yüzyılda İran’da yaşayan Bayatlar tek bir teşekkül olarak değil, muhtelif bölgelerde olmak üzere, üç kol halinde bulunuyorlar. Bu husus onların birbirinden farklı siyasi maziye sahip olmalarından ileri geliyor. Bunlardan yalnız Bayat adını taşıyanlar Hemedan’ın güney doğusundaki Kezzaz ve Girih-rüd bölgesinde sakin olanlardır.
b) Kara-Bayatlar (Horasan Bayatları):
Safevi devrinde İran’daki ikinci Bayat kolu Horasan’da bulunuyordu ki bunlara Kara-Bayat da denilmektedir. Kara-Bayatlar bize göre Hazar ötesi Türkmenleri’nden değil, Çağataylar’a mensup olup, onların asıl adları da Bayaut’tur. Bu Bayaut’lar da Kimekler’in Baya’ut’u değil Moğol Baya’utlarıdır. Bunlar Şah İsmail’in Horasan’ı fethetmesi üzerine Safevi hizmetine girmişler ve tabilik alameti olarak kara sıfatını almışlardır. Kara-Bayatlar Nişabur bölgesinde ve bilhassa bu bölgenin Maden denilen yöresinde oturuyorlardı.
c) Şam Bayadı (Kaçar boyu Bayatları)
İran’daki üçüncü Bayat Teşekkülü bizim Şam Bayadı oymağının bir koludur. Bu Şam-Bayadı kolu, daha önce de söylendiği gibi, Yıva, Ağçalı ve Ağça-Koyunlu teşekküllerine mensup kollarla birlikte Kaçar boyunu meydana getirmiştir. Kaçarlar XVI. yüzyılda Kuzey Azerbaycan’da (Erran) bilhassa Gence ve Berdea bölgesinde yaşamakta idiler.
Azerbaycan Bayatları’nın Bayatılar adlı türküleri pek ünlüdür. Bu Bayatlar’dan biçoğu toplanıp son zamanlarda yayımlanmıştır. İşte, Bayatlar hakkında elde edebildiğimiz bilgiler bunlardan ibarettir. Bu bilgiler, görüldüğü üzere, onların Oğuz elinin en önde gelen boylarından biri olduğunu açıkça ortaya koymuştur.
KIRIKKALE İLİ, BALIŞEYH İLÇESİ, KARGIN KÖYÜ TANITIM SAYFASI
